31 Aralık 2015 Perşembe

[PROJE] 'BTS 화양연화 on Stage' Konserine Pirinç Çelengi Gönderdik!


Bangtan Kore'deki solo konserlerine bir yenisini daha ekledi ve 2015 yılı boyunca çıkardığı 화양연화 pt.1 ve pt.2 albümlerine özel olarak hazırladığı '2015 BTS LIVE 화양연화 on Stage' konserini Seul'de 27-28-29 Aralık günü gerçekleştirdi.

Kore konserlerinin bir vazgeçilmez olan pirinç çelenkleri de Bangtan'ın konserine damgasını vurdu. Konserin ilk günü 27 Aralık 2015 günü, yurt içinden ve yurt dışından bir çok hayran, üyelerin adına yardıma muhtaç insanlara verilecek olan tam 7 ton pirinç bağışladı.


Konser alanındaki pirinç çelenklerinden bazıları.



Bangtan Turkey olarak biz de, tüm Türk ARMYler adına Bangtan'a olan desteğimizi göstermek için konser alanımıza çelengimizi gönderdik! Diğer ülkelere kıyasla az bir miktar olsa da konser alanında BANGTAN TURKEY adını ve Türk ARMYlerin ismini görmek hepimizi mutlu etti!

İşte konser alanındaki çelengimiz;





Unutmadan! Bu bağışımızda sayfada duyuru yapıp destek almaya vaktimiz olmadığı için bir önceki albüm satışlarından kalan parayı kullanabildik sadece.

Merak edenler için sugaric adminimizin yaptığı, çelengimiz üzerindeki resim;


21 Aralık 2015 günü çeşitli sanatçıların katıldığı K-STAR ROAD etkinliğinde de ARMYlerin Bangtan adına yaptığı, bizimde bir parçası olduğumuz bu 7 ton bağış için Bangtan'a plaket verildi.


Bangtan'a olan desteğimizde her zaman arkamızda duran sizlere teşekkür ederiz ve bir sonraki projede hep birlikte daha büyük işler başarmayı umut ediyoruz! ^_^ 

-Bangtan Turkey Ekibi-

Photo cr; dreame.co.kr & naver
Hazırlayan: @reddish_nuna
Devamını Oku

4 Aralık 2015 Cuma

[04.12.2015] Jin Blog Güncellemesi


 
난 너를 사랑해 (2015, Cover)

Söyleyen: Jin
Arka Vokal: JungKook, Jin
Vokal Aranjmanı: Jin, Slow rabbit @ Carrot Express
Mixed, Ana Kayıt: Pdogg @ Dogg Bounce


*Orijinal Şarkı : 메이트(Mate)-난 너를 사랑해




Merhaba, ben Jin.
Uzun bir süre sonra yeniden bir cover paylaşıyorum.
Güzel bir günde coverımı paylaşmak istedim.
Doğum günümde sesimi sizinle paylaşabilmekten mutluluk duyuyorum.
Doğum günümde sesimi sizinle paylaşmak istediğimden, bu şarkıyı uzun zaman önce hazırlamıştım.
Albüm hazırlığı yaparken (aynı zamanda) bunu yapmak biraz zor olsa da, böyle mutlu bir günde sizinle daha iyi bir şarkı paylaşmak istedim ki nasıl hissettiğimi anlayın. Bu yüzden daha az uyudum ve daha çok çalıştım.
Umarım mutlulukla (coverımı) dinlersiniz.

Bu sefer "Seni Seviyorum" adında bir şarkı coverladım. Bu şarkı stajerliğimden beri çok beğendiğim bir şarkıdır.
Hangi şarkıyı hayranlarıma söylemeliyim diye düşündüğümde, bu şarkı bana çok dokunaklı geldi.
Duygularımı bundan daha iyi anlatacak bir şarkı olduğunu düşünmüyorum.
Aslında "Hoşlanıyorum" demeyi "Seviyorum" demekten daha hoş buluyorum ama bugün sizlere "Seni Seviyorum" demek istiyorum.
Umarım şarkının adı gibi, benim duygularım da ARMY'lere ulaşır.
Her zaman bana göz kulak olduğunuz ve beni beğendiğiniz için teşekkür ederim, sizi seviyorum.


- JIN




Orijinal Post: bangtan.tistory.com
İngilizce Çeviri: bts-trans & wearebangtanboys
Türkçe Çeviri: Meri @BTSTurkey
Devamını Oku

23 Kasım 2015 Pazartesi

BTS 4. Mini Albüm '화양연화 / The Most Beautiful Moment in Life PT.2' Albüm Siparişi



Bangtan'ı dört gözle bekleyen ARMYler için bu harika albümü almanıza BANGTAN TURKEY olarak bir kez daha aracı olmak istedik~^^

Albüm PEACH ve BLUE olmak üzere iki versiyonda satışa sunulacak.
Albüm içeriği;

-98 Sayfalık fotoğraf albümü
-1 adet fotoğraf kartı (7 üye ve 1 toplu resim olmak üzere 8 karttan rastgele gelecek)
-1 adet sınırlı sayıda* poster (7 üye ve 1 toplu resim olmak üzere 8 posterden rastgele gelecek)
*Sınırlı sayıda olduğu için posterli albümlerin bitmesi halinde albümünüzden poster çıkmayabilir.


-FİYAT-

1 adet BLUE ver: 75* TL
1 adet PEACH ver: 75* TL

1er adet BLUE + PEACH ver: 130* TL


*Ziraat Bankası hesabı olmayanların bankamatik üzerinden kartsız işlem yapmaları halinde ATM sizden yatıracağınız paranın haricinde 5TL ek ücret isteyecektir. Ziraat Bankası hesabı olan kişilerden normal havale ücreti olan 3TL alacaktır. 
-Siparişler sadece '화양연화 / The Most Beautiful Moment in Life PT.2' albümü için geçerlidir.

İki versiyondan alıp da aynı sayıda sipariş vermediğiniz taktirde çok sayıda olan versiyon tekli satış fiyatı kabul edilecektir. 
(Örn; Blue ver'dan 2, Peach ver'dan 1 adet. Bu durumda 1er adet Blue+Peach: 120 TL ederken, kalan 1 adet Blue ver 75 TL edecektir. Yani toplam; 120 + 75 TL olacaktır.)
BLUE ve PEACH versiyonları arasındaki farkı içerik olarak henüz bilmiyoruz. Tahminimizce geçen albümde olduğu gibi farklı konseptte fotoğraflar içerecektir.


Eğer siz de Bangtan'ın bu harika albümünü almak istiyorsanız yapmanız gereken aşağıda istenen bilgileri tam olarak doldurup  btsbangtanturkey@gmail.com adresine "Albüm Siparişi" başlıklı bir mail göndermek.

Ad ve Soyad:
Adres (Posta Kodu dahil):
Tel:
Versiyon/Adet: 

-Türkiye dışından gelen siparişler kabul edilmeyecektir.
-Aldığınız bu albümler Kore'nin Hanteo listesinde sayılacak ve Bangtan'ın birincilik kazanmasına yardımcı olacaktır.
-Hangi versiyondan kaç adet istediğinizi anlaşılır bir şekilde yazınız. 
(Örn; Blue Ver:1 adet,  Peach ver: 1 adet gibi)


Maili gönderdiğinizde mailinizin ulaştığına dair size 2 gün içinde bir onay maili atacağız ve parayı nereye, nasıl yatıracağınızı sizlere mail yoluyla ileteceğiz.

Mail gönderimi için son gün: 13 Aralık 2015
Para yatırmak için son gün: 15 Aralık 2015



Dip Not: Albümden BANGTAN TURKEY'e kalan küçük miktardaki para planladığımız projelerimizde kullanılmak üzerine kayıt altına alınacaktır.

Devamını Oku

11 Kasım 2015 Çarşamba

[11.11.2015] Suga Twitter Güncellemesi



                                    


Merhaba, ben Suga~

Bu seneki üniversite giriş sınavının yarın olduğunu fark edince sınavdan önceki son günümü hatırladım. (Daegu'dan) Seul'e geleli tam bir yıl olmuştu, birkaç gün sonrasında sınava girdim. Ailemden uzakta olduğumdan bana öğle yemeği hazırlayacak kimsem yoktu hahaha.

Sınava gitmeden önce yanıma biraz kimbap almalıyım diye düşünerek yattım ama uyuyamadım. Seul'e geldiğimde artık derslerden uzaklaşıyorum diye düşünmüştüm ama üniversite sınava giriyordum (Seul'e aslen sınava girmek için değil müzik yapmak için geldi) hahahahaha. 
Saatlerdir yatakta dönüp duruyordum; çünkü uyuyamıyordum. Dışarıdan sesler geliyordu. “Çocuklar (üyeler) yarın için bana öğle yemeği hazırlıyor herhalde” diye düşündüm. Uyanıktım, bayağıdır uyanıktım ve benim için bir şeyler hazırladıklarının farkındaydım. Fakat odadan dışarı çıkmadım. Hatta lavaboya gitmem gerekiyordu ama uyuyormuş taklidi yaptım. Arada gelip uyuyor muyum kontrol ediyorlardı. HAHA gerçekten uyuyormuş gibi gözükmek için elimden geleni yaptım.
Grupta üniversite sınavına girecek ilk kişi bendim ama diğerleri benden daha stresliydiler resmen kıhkıh. Lavaboya gitmem gerektiği için acı çekiyordum gerçekten... Uyuyormuş numarası yapmak daha da zorlaşmıştı haha.

Herneyse, benim için hazırladıkları öğle yemeğini yanıma aldım tam çıkacakken arkamdan (üyeler) "Fighting" diye bağırdılar ve sınav için bana şans dilediler. O zamanlar en büyük üye ben olduğumdan gruptaki herkes benden küçüktü. Kusura bakmayın, yazım yanlışı yapıyorum... Bunları küvette yazıyorum lütfen anlayış gösterin bana~

Sabahleyin erkenden sınav yerime gitmek için yola çıktım. Durduk yere gerilmiştim. Neyseki sınava gireceğim yer mezun olduğum lisenin yakınındaydı, yürüyerek gittim. Atkımı sıcak tutması için iyice sarmıştım boynuma, çıkış yaptığımız ilk zamanlar sürekli taktığım atkı... Çok iyi hatırlıyorum. O atkıyı bana Seul'e gelmeden önce annem almıştı... evvet. Neyse, sınav yerime doğru yürürken zaman o kadar yavaş geçiyor gibiydi ki sanki her şey ağır çekimdeydi. On yedi yaşındaydım, aslında sürekli stüdyoda takıldığımdan okumaya hiç ilgim yoktu ama yine de gergindim işte...

Ben o gün çok gergindim...Bu sene sınava girecekler nasıl hissediyorlar acaba... Sınava girmeden önce size yeşil çay, çikolata ya da şeker falan ikram ediyorlar. Ben fazladan bir tane isteyip öyle girdim. Millet, siz de bir tane daha alıp öyle girin.

Çok fazla yazım yanlışı yapıyorum... Su geçirmez kabım var ama telefonumun ekranı çok fazla buhar yaptı. Ben bir yere tıklayınca o kendi kendine başka bir yere tıklıyor.
Herneyse, üyeler ısrarla yemek kabımı öğle yemeği zamanı gelince açmamı söylediler. Ben de öyle yaptım. Pilav ve tavuk (göğüs) vardı, viyana sosisi ve de omlet rulosu. Sonuçta stajyerdik, nereden para bulsunlar. Yurtta olan malzemelerle bir şeyler hazırlamışlardı işte, yine de hepsini bir güzel yedim. Tavuk artık soğudundan ısırmak zordu ama onu da afiyetle yedim. Yemek kabımın içinde bir de bir A4 kağıdı vardı. Ne olduğunu bilmediğimden merak içinde açtım, mektuptu. Paraları olmadığı için yurttaki A4 kağıtlarından birine yazmışlar. Biraz duygulanmıştım. Ama ağlamadım... gerçekten...

Sınav bittikten sonra spor sahasına gidip mektubu tekrar okudum. Okulun sahası bayağı büyüktü, biraz yürüdüm ben de. Sınavdan çıktığımda, benimle beraber sınava giren öğrencilerin aileleri onları almaya gelmişti; bazıları da arkadaşlarıyla toplanmış nereye gitsek diye konuşuyorlardı... Benim de boynuma güzelce sardığım gri atkım vardı, yalnız başıma geri döndüm. O an dünyadaki tek siyah-beyaz şey benmişim gibi hissettim. Dönüşte yol uzamış gibi geldi.

Yurda dönerken farklı farklı duygular içerisindeydim. “12 yıllık öğrencilik hayatım sonunda sona mı erdi?” ya da “Arkadaşlarıyla takılabildikleri için çok şanslılar. Benim gidip çalışmam gerekiyor..." veya “Of, ben de ailemle yemek yemek istiyorum”... Kafamda sürekli bu gibi düşünceler belirip duruyordu.
Yurda yürüdüm, vardığımda üyeler sınavımın nasıl geçtiğini sordu... SİZCE? ... İyi geçti, dedim sadece. O gün (sınava girdiğim gün) de uyuyamadım. İçimde garip bir his vardı, böyle boş bir his... Kafamın içinde dolaşan bir sürü düşünce vardı.

Ben de böyleydim işte, tıpkı sizin gibi. Yani telaş yapmayın. Sadece sakince sınavınızı çözün. Cevabı bilmiyorsanız üçüncü şıkkı işaretleyin. Cidden... biri okulda öğrendiklerimden ne kadarını hatırladığımı sorsa şu cevabı verirdim: hiçbirini. On sekiz yaşıma bastığımda artık lise bir, lise iki yoktu; stajyerliğimin ilk yılı, ikinci yılı vardı. Belki de sınava giderken gergin değil, heyecanlıydım... On sekizime bastıktan sonra okul gezilerine bile gidemedim, hatta pikniğe bile...

Yarın sınavdan çıktıktan sonra, sınavınız iyi de geçse kötü de geçse, iyice eğlenin; stres atın. Artık eğlenmeyi hak ediyorsunuz çünkü on iki senedir yorucu bir savaştasınız. Ama hâlâ reşit olmadığınızdan alkol kullanmayın. Yirmi olunca içersiniz. Ben sınavdan hemen sonra çalışmaya gittim. Ve yurtta çocuklarla yemek yedik.

Sınavdan sonra boşluğa bakarak geçirdiğim birkaç günün ardından yirmi oldum. Yirminci yaşımın ilk gününü (1 Ocak. Ç/N: Kore'de herkes yılbaşında bir yaşına daha giriyor) içki içip kulübe giderek geçirmedim; ailemle birlikte Busan'a gittim. Cidden ilginç bir yerdi... Derin, masmavi denizden başka hiçbir şey yok. Sürgüne gönderilmiş gibiydim... Yirmi yaşıma bastığımda hayatımın bir anda *puf diye* olağanüstü bir hal alacağını düşünmüştüm. Ama öyle olmadı. Üniversite sınavına girmek, yirmi yaşına basmak özel olur diye düşünmüştüm ama sadece gözümde büyütmüşüm. Yani sınav yüzünden strese girmeyin çünkü cidden hiçbir şey değil. Kişisel görüş gerektiren soruların cevaplarını bilmiyorsanız, 0 ya da 1'dir. Galiba ben 0 yapmıştım. Doğru yapmış mıydım onu bile hatırlamıyorum.

Gerçekten büyütülecek bir şey değil hiç, bu yüzden hiç gerilmeyin ve sınav yüzünden stres yapmayın. Sadece elinizden gelenin en iyisini yapıp çıkın. Aileniz sizi sınav yerine bırakmak isterse "peki~" diyip razı olun, yok yere sinirlenmeyin onlara. Sınavınız iyi geçmeyebilir de, sorun değil ama hazır sınava giriyorken yapabildiğinizin en iyisini yapın ve çıkın. Umarım hepinizin sınavı iyi geçer. Yetiştiremezseniz sakın ağlamayın. ODAKLANIN ve işaretleyin. Şimdi de süt içip marul yemenizi söyleyeceğim. Muhtemelen on bir, on iki gibi uyumuş olacaksınız. Biraz süt için, marul yiyin ve uyuyun.

İyi uykular ve inşallah yarın sınavınız iyi geçer. FIGHTING gülegüle.




Not: Fotoğraf, tweetlerden bağımsızdır.



İngilizce Çeviri: BTS_ABS
Türkçe Çeviri: Cimcim @ BTSTurkey
Devamını Oku

14 Ekim 2015 Çarşamba

[MAYIS 2015] HARU HANA VOL.30 - BTS RÖPORTAJI

HARU HANA VOL.30 - BTS RÖPORTAJI

"Orijinal Japonca tekli, uzak-mesafeli* ilişki temasına sahip"

- Kore'deki müzik programlarında birinci oldunuz, hızla ün elde ediyor. Ayrıca 27 Haziran'da dördüncü. Japonca tekliniz ‘For You’yu piyasaya sürüyor olacaksınız. İlk defa orijinal bi Japonca tekli yayınlıyorsunuz.

J-HOPE: Biz, BTS, daha önce hiç denemediğimiz bir tarza meydan okuyoruz.
Rap Monster: Bu daha çok Japonca-tarza sahip bir şarkı olduğundan, şarkıyı gerçekten beğeniyorum. Bu tür bir şarkıyı Kore'de ana şarkı olarak kullanmak imkansız. Bu müzik türü, tarz olarak seçimim olmasa da bir deneyebilirim diye düşündüm.
SUGA: Bu şarkıyı yaparken, şarkıyı bütün yönleriyle anlamak amacıyla üyelerle birlikte uzak-mesafeli aşk temalı Japonca bir film izledik. Filmi izledikten sonra, öncesinde pek anlayamadığımız Japonca sözleri artık anlayabiliyorduk.

- Her zamanki gibi, bu sefer de şarkının rap kısmının tamamı üyeler tarafından yazıldı!
J-HOPE: Evet. Günlük yaşantımıza ek olarak, Japonya'daki farklı işlerimizden de çokça ilham aldık.
Rap Monster: Sözlerimi, daha önce tecrübe edindiğim hislerimden yola çıkarak yazdım. Haftasonları çok mutlu olup, haftaiçinde depresyona girmeye meyilli biriyim. Tema olarak bu hislerimden yola çıktım. Dar yatağımda yanımda yatan kimse yok; dolayısıyla bu (dar yatağı) çok geniş hissettiriyor. Çünkü aşka özlem duyuyorum, yalnız hissediyorum- bu tip bir içerik.
SUGA: Bu sefer benim için çok zordu. Ben genelde sözleri kendi tecrübelerime uygun olarak yazan biriyim. Bu sefer bütün dolaylı tecrübelerimi birleştirdim. Bir dahaki sefer de yeni şarkılar yapıyorken, fikirlerimi düzenlerken seyehate çıkıp düşünebilmek istiyorum. New York'a gitmeyi gerçekten çok istiyorum ama gidemesem de sorun değil, bütün ekipmanlarımı Jeju adasına götürsem de olur.

- Şarkının temasının uzak-mesafeli ilişki olduğunu göz önünde bulundurursak, hangi üyeler uzak-mesafeli ilişkiyi kabul edebilir?

JIMIN: Düşüncesi bile acı verici... Ama Suga hyungun öyle düşüneceğini sanmıyorum.

JIN: Bence Suga soğuk/soğukkanlı olduğu için bunu dert etmeyebilir. Diğer bir yandan, Jimin bu tür bir acıya karşı koyabilecek biri değil. Bence ben çok kötü ağlayarak kız arkadaşımı görmek isteyecek tiplerdenim (gülüyor).
Rap Monster: Jimin, gerçek aşkı hiç tatmadığı için uzak mesafeli bir ilişkiyle başlaması iyi olmaz mıydı? Eğer aynı kişiye takılı kalırsanız, sonrasında ayrılmak çok daha acı verici olacaktır. Bence uzak mesafeli ilişkiye dayanamayacak kişi V.
V: Çünkü "o" kişiyi her zaman görmek isteyeceğim. Sadece bir gün bile göremezsem çıldırırım herhalde. Eğer bir kız arkadaşım olursa, onu sürekli göreyim isterim. (Japonca) Sadece sen!
Jungkook: Bana göreyse Suga hyung uzak mesafeli ilişkiye dayanamaz. Neden emin değilim ama onu hiç Kakaotalk kullanırken görmedim ve görünüşe göre SMS de kullanmıyor. Bence Rap Monster hyung uzak mesafeli ilişkiyi kaldırabilir.

Rap Monster: Benzer bir şey yaşamıştım... Çok acı verici olsa da sanırım böyle bir durum olsa yine kabul ederdim.
J-HOPE: Bence Suga hyung böyle bir ilişkiyi kabul ederdi. Jungkook muhtemelen kabul etmezdi. Nereye uçtuğunu bile bilmezdi. Kızın da peşinde sürekli başka birileri olurdu.

- Suga'nın uzak mesafeli ilişki yaşayabileceğini düşünen birçok üye var!
Suga: Ben de öyle düşünüyorum. Hatta belki de sevdiğim kişiden uzakta olunca onu daha çok severdim. Zaten her gün buluşmaya katlanamazdım. Bence haftada bir defa buluşmak yeterli. Ama sanırım önceliğim işim olduğu için aşk hakkında yeteri kadar düşünmediğimden böyle konuşuyorum.


"Japonya'da birinci yıldönümünüz! Japonya hakkındaki görüşlerinizde ne gibi değişiklikler oldu?"
- Nisanda yeni bir Korece albüm piyasaya sürdünüz. Ayrıca mart ayında Seul'de konser verdiniz.
J-HOPE: Jimin'in ve benim kendi dans sahnemiz oldu. Bence bu, hayranların çekici yönlerimizi görmesini sağladı. (Konserde) Neredeyse hiç sunucu yoktu, sadece kendi şarkılarımızı söyleyen biz vardık.
Rap Monster: Ayrıca stajyer yıllarımızda yaptığımız şarkıları da söyledik. Bu, "İlk Bölümümüz" bitiyormuş gibi hissettiriyor.

Jungkook: Konserimizin son gününde ağladım. MC'nin son konuşması esnasında, ailemin bana söylediği şeyleri görünce gözyaşlarım öylece aktı.

V: Çünkü Jungkook tam bir sulugöz. Ben ağlamadım. Ailem ya da üyeler dışında, başkalarının yanında ağlamam ben. Bence çok utanç verici, bu yüzden hep içimde tutarım

Jimin: Ben de ağladım! Ama ‘Born Singer’ı söylerken -ki bu bizim için çok anlamlı bir şarkı, gözlerim ne ara kızardı onu bile bilmiyorum- Jin hyung da hıçkırıyordu.
Jin: Çünkü birçok kişi bizi görmeye gelmişti… Ayrıca sahneye bir kez adım attığınızda, neden ağladığımı anlayacaksınızdır.
Rap Monster: Suga hyung bile ağladı! Bir daha "Asla ağlamayacağım." deme (gülüyor).
Suga: Ha? Kim ağladı? Neler oluyor anlamıyoum. Gözyaşlarımı sevgi ile besliyorum ben böylece Gymnastics Arena'da ağlayabilirim. (Kore'de çok büyük bir konser alanı)

- Kutlamak için et mi yediniz?
Jin: Elbette! Ama dönüşümüz için üç ay öncesinden diyete başlamıştık… Canının istediğini yiyememek çok stres verici bir şey. Ben yiyerek stres atan tiplerdenim. Eskiden günde neredeyse yedi öğün yemek yerdim.
- Yeri gelmişken söyleyelim, Japonya'daki konser turunuzun DVD'si de şubat ayında yayınlandı.
V: Öncelikle... açılışta ortada ben duruyordum. Sadece, lütfen bana çokça ilgi gösterin (gülüyor).
Jungkook: Umarım herkes ‘Blanket Kick’ şarkısını dikkatle izler. Herkesi kandırdım. Sahnede beklenmedik bir yerden ortaya çıkacağım! Ayrıca konser esnasında yayınlanan videolar da oldukça ilgi çekici ve onları çekerken çok eğlendik; bu yüzden herkes mutlaka izlemeli.
Jin: Konserimize gelenler veya gelemeyenler, hepinizin performanslarımızı zevkle izleyeceğinizi umuyorum.
Jimin: DVD'mizi izlerseniz beni gerçekten çok mutlu edersiniz, böylece daha çok insan konserimize gelmek isteyecektir.
- Konserde neler yaşandı?
J-HOPE: Nagoya'da ARMY'ler doğum günümü kutlamama yardım etti! Eğer bunun olacağını bilseydim, önceden bir Japonca teşekkür konuşması hazırladım. O kadar şaşırmıştım ki neredeyse ağlayacaktım. Doğum günümü kutladığınız için hepinize teşekkür ederim millet. Gerçekten çok mutluyum.
Jungkook: Tezahüratlar çok kuvvetliydi.

Jimin: Herkesin bizi beklediğini biliyordum. Şu andan itibaren Japonca öğrenmek için daha fazla çabalayacağız böylece kendimizi herkese aktarabiliriz. Bence Japonca çok ilgi çekici.

- Neredeyse Japonya'daki birinci yıl dönümünüz. Japonya ve Japon hayranlar hakkındaki görüşlerinizle ilgili neler değişti?
V: Herkes daha da bir sevimlileşmiş.
Rap Monster: Çok fazla bir şeyin değiştiğini düşünmüyorum. Nereye gidersek gidelim, Japon hayranlar çok nazik. Yalnızca Japonya'ya gittiğimizde Japonca konuşurken biraz stres yapıyorum. Grupta Japonca konuşabilen en az bir kişi olmalı ama şu an için bu imkansız… Diğer yandan, yine de çok rahatlamış ve mutlu hissediyorum.
Jimin: Japonya'daki ilk etkinliklerimiz esnasında herkesin hevesle bizi desteklediğini hissedebiliyordum. Değişen hiçbir şeyin olmadığını düşünüyorum. Yemekler hâlâ çok lezzetli. Doğrusu Japonya'yı gezmek istiyorum.
Jungkook: Japonya'da olduğum sürece mutluyum. (Japonca) Bunu gerçekten de seviyorum~ ayrıca Japon animelerini fazlasıyla seviyorum ve gerçek hayatta da animelerdeki gibi ince sesleri çıkarabilen kızların olması beni çok şaşırtıyor.
J-HOPE: Başta küçük alanlarda performans sergilememize rağmen, sonrasında bu alanlar büyüdü de büyüdü. Gergin hissetmeme rağmen Japonya'daki etkinliklerimiz düşündüğümden daha eğlenceliydi. Böylece performans sergilemeye daha istekli hale geldim. Ne kadar beklemem gerektiğini bilmiyorum ama Dome'da performans sergilemeyi gerçekten çok istiyorum. Kendime bu hedefi belirledim.
(Dome: Japonya/Tokyo'daki en büyük konser alanlarından birisi. Bildiğim kadarıyla 35 bin kişiden daha fazla kapasitesi var.)

*Uzak-mesafeli ilişki: İki sevgilinin birbirinden oldukça uzakta (farklı şehirler ya da farklı ülkelerde) yaşaması.

Çeviri: Dusty
 Düzenleme: Cimcim

Kaynak: yoogamin

Devamını Oku

10 Ekim 2015 Cumartesi

[AĞUSTOS 2014] Kstyle BTS RÖPORTAJI


Çaylak Ödülleri, Japonya'da resmi çıkış ve fan kulüp kuruluşu...  Üstelik hepsi de sadece çıkışlarının ilk yılında... BTS: Hepsi hayranlarımız sayesinde.


Kore'de çıkış yaptıklarından bu yana, bir yıl içinde, BTS Japonya'da da başarılı bir şekilde çıkış yaparak Oricon listelerinde üçüncü oldu. Başarıları birbirini izleyen Japon teklileri ile, K-POP'ta gelecekteki büyük gruplardan biri olduklarını tam olarak kanıtladılar.


     「Sıralamamızın aşağı inmektense yukarı çıktığını duyduğuma gerçekten çok memnun olmuştum.」



- Japonya çıkış şarkınız No More Dream kısa süre önce Oricon listelerinde üçüncü sıraya yerleşti. Tebrikler!

HERKES: Yay-! (Herkes gülüyor)
SUGA: Osaka'da bir etkinlik düzenledikten sonra öğrendik. Bunun hakkında gerçekten herkes heyecanlıydı.
V: Hepimiz "Üçüncü! Üçüncü!" diyorduk.
SUGA: Sıkı çalıştığım için. (Gülüşmeler)
JIN: Hepimiz sıralama eninde sonunda aşağı inecektir diye düşündük ama tam tersi oldu. İyi bir şekilde tuhaftı.

- Kutladınız mı?
RAP MONSTER: Akşam yemeği için dışarı çıktık. (Gülüşmeler)
SUGA: Alkolsüz içeceklerle kutladık.
J-HOPE: Şerefe!

- Çok sayıda hayran albüm yayınlama etkinliğiniz için bir araya toplandı. Nasıldı?
J-HOPE: Özellikle bizi görmek için gelenler olmak üzere gerçekten bütün hayranlara teşekkür ederiz. Gerçekten hayranlarımızdan gelen bütün sevgi ve desteği hissettik ve bence Oricon sıralamasında olabilmemiz tamamen onların sayesinde.

- Sanıyorum ki bu ilk albüm yayınlama etkinliğinizdi?
HERKES: Evet, öyleydi.
RAP MONSTER: Daha önce sadece performans sergiledik yani bu sefer daha önceki yaptıklarımızdan biraz daha farklıydı. Hayranlarımızla daha yakından tanışabilmemiz çok hoştu ayrıca bu (etkinlik) sahneye çıkmak için de bir fırsat oldu.


İkinci Japonca teklilerinin listelerde dördüncü olduğunu öğrendiklerinde BTS çok şaşırdı.






- Bir ay içinde, bir başka Japonca tekli yayınladınız, BOY IN LOVE.

SUGA: Kelimenin tam anlamıyla No More Dream'i bitirir bitirmez KM-MARKIT ile çalışmaya başladık.

- Ve yayınlandığı gün listelerde dördüncü sıraya çıktı.
RAP MONSTER&SUGA: Bu röportajdan hemen önce öğrendik.
JIMIN&JUNGKOOK: Gerçekten mi?
JIMIN: Boy In Luv şu anda dördüncü sırada mı? Voaa-! (Gülüşmeler) Bir sonraki sefere daha yüksek sıralamada olmak için hepimiz daha fazla çalışacağız!
V: Bu çok büyük bir onur. Genelde diğer şarkıcıların Oricon listesinde yer aldığını duyuyorduk ve artık bizim de o şarkıcılardan olmamız harika.

- Lütfen bize yeni tekliniz, Boy In Luv'dan bahsedin.
RAP MONSTER: Bugüne kadar şarkılarımız genelde gençlerin klişeler gibi yüz yüze geldiği toplumsal sorunlarla ilgiliydi. Boy In Luv ile birlikte, onların aşklarıyla ilgili konuşmak istedik.

- Boy In Luv ne tarz bir konseptte ve koreografide?
J-HOPE: Genel olarak, koreografi önceki şarkılarımız No More Dream ve N.O. gibi şarkıyla uyum içinde olmaya yönelik. Yakında öğreneceksiniz.
SUGA: Şarkı ve koreografi gençlerin biraz çocukça ama özünde dolup taşmış, cesareti ve aşkları ile ilgili.

- Bana bazı BTS üyelerinin şarkının yapım aşamasına katıldığı söylendi. İşi nasıl bölüşüyorsunuz?
SUGA: Pdogg parçadaki ilk işi yapıyor ve biz, J-Hope, Rap Monster ve ben dinliyoruz ve hep beraber çalışıyoruz. Her birimiz biraz fikir veriyoruz ve Pdogg dahil, hepimiz tamamlamak için üstünde çalışıyoruz.
V: Süreç boyunca, vokaller, dinleyip ve nasıl daha iyi geliştirilebileceği ile ilgili fikirler veriyor.
SUGA: Sonuç olarak, tüm üyeler şarkının yapım aşamasına katıldı. Hepimiz yapım aşamasındaki süreçte bazı fikirler verdik.

- Bu sizin Japonya'da ünlü bir rapçi olarak bilinen KM-MARKIT ile ikinci kez çalışmanız. Beraber nasıl çalışıyorsunuz?
RAP MONSTER: Genelde onun Korece'ye çevrilmiş olan şarkılarını alıyoruz ve daha nasıl geliştirilebileceği ile ilgili fikirler düşünüyoruz.
SUGA: KM-MARKIT şarkının kaydına bile geldi ve telaffuz konusunda bize yardımcı oldu.

- KM-MARKIT ile çalışmak nasıl?
JIMIN: Gerçekten iyi ve nazik.
SUGA: Aynı zamanda oldukça eğlenceli ve havalı. Gerçekten açık görüşlü.
RAP MONSTER: Hip Hop aşığı. Hip Hop ile aşk yaşıyor.
SUGA: Konu Hip Hop'a gelince masum ve saf biri. (Gülüşmeler)
RAP MONSTER: Aynı zamanda bebeğimsi bir tarafı da var. "Oh-! Rap Monster!" dediği zamanlar (da olduğu) gibi. (KM-MARKIT'ı taklit ediyor)
SUGA: Onunla beraber olmak ve beraber çalışmak bir zevk.



「Just One Day」 ruhumuz ve çabalarımızla dolu bir parça.






- N.O ve Just One Day'i Japonca söylemek nasıl hissettirdi?
SUGA: Korece söylemekten biraz farklıydı. Sözler de biraz farklı. Bu farklılıklar onları sanki bambaşka birer şarkıymış gibi yaptı ki bence bu iyi bir şey.
V: Japonca söylerken daha fazla duygu katabildim.
JIMIN: Şahsen N.O'yu kaydederken özellikle 「じゃなくてー」 kısmında olmak üzere zorluk çektim.. hemen hemen her kısımda. (Gülüşmeler)

- Peki ya Just One Day?
HERKES: Çok zordu.
SUGA: Öncelikle, çok fazla kelime vardı. Ve şarkı çok fazla sayıda benim zorluk çektiğim 「じ(Ji)」 kelimesini içeriyordu.
JIN: 「会えるように」 kısmını telaffuz etmek zordu, düzgünce yapabilmek için neredeyse bütün gün çalıştım.

- Sanırım Just One Day tüm ruhunuz ve çabanızla dolu?
HERKES: Evet, yani lütfen dinleyin.
V: Gerçekten yani... (Gülüşmeler)


  Pinata kazası... "O konu hakkında konuşmayalım."



.              


Mayıs ayında düzenlenen ilk Japon fan toplantısı nasıldı?

JIN: Hayranlar ile oynamaktan çok keyif aldım. Eğlenceliydi. 
J-HOPE: Daha önce Koreli fanlarla buluşmamız olmuştu ama Japonya'da bunu başarabilmek şaşırtıcıydı. Gerçekten daha fazla çalışmamız gerektiğini düşünüyorum.


- Ve tabii Jimin'in Pinata kazasını affedemeyiz. (Gülüşmeler)
JIMIN: O konu hakkında konuşmayalım. (Acı acı gülüyor)
J-HOPE: O sırada Jimin çok heyecanlıydı.
SUGA: Sadece öne çıkmaya çalışıyordu. (Gülüşmeler) Prova sırasında hepimiz olmaz dedik.
RAP MONSTER: Gerçek anlamda üzgündüm.
J-HOPE: Hayran buluşmasının ana noktasıydı.
V: Biraz aşırıya kaçtı.
JIMIN: Ama bilerek yapmadım. Sanırım sahnede olduğum için çok heyecanlandım ve sonuç olarak ipleri çekiştirdim.

- Sahnede sayısız kaza yaşamanıza rağmen hala harika bir takımsınız. (Gülüşmeler)
V: Sadece eğlenmeye çalışıyoruz.
RAP MONSTER: Etkinliği tekrar yapamayacağımıza göre, olduğu gibi seviyoruz. Ama kesinlikle çok fazla kaza yaşadık.

- Sanırım bu da demek oluyor ki sahnede olmaya alışmaya başladınız.
SUGA: Sanırım. Artık sahneden korkmak ya da gergin olmaktansa eğlenmeye başladık.

- Görünen o ki canlı performanslarınız giderek daha da iyi oluyor. Siz de gelişmeleri hissediyor musunuz?
HERKES: Teşekkürler.
V: Beraber çok prova yapıyoruz bu sahne tecrübesiyle de beraber, bize takım olarak da kesinlikle yardımcı oluyor.
SUGA: Her provadan sonra gelişmek için ne yapabileceğimiz ile ilgili konuşuyoruz.


  Çıkış sonrası birinci yıl... BTS'in popüler 3 etkinliği.




- Japonya'da çıkış yaptığınızdan beri sadece dokuz ay oldu ama her yerde siz varsınız. Nasıl hissediyorsunuz?
RAP MONSTER: Bir yıldan daha kısa bir süre içinde çok fazla şey yaptık. İlk performans, Japonya çıkışı, ilk hayran buluşması gibi.
SUGA: Kore'deki programımız ile benzerdi o yüzden çok farklılık hissetmiyoruz.
JIMIN: Evet, program zamanlaması, hemen hemen aynı.
RAP MONSTER: Benden iki tane varmış gibi hissediyorum.

- Yani o zamandan beri dinlenmeye zamanınız yoktu?
V: Yoktu.
RAP MONSTER: Çıkışımızdan beri hiç yoktu yani... (Gülüşmeler)

- Çıkışınızdan beri hangi üç etkinlik aklınızda en çok yer edindi?
RAP MONSTER: 1. Çaylak Ödülü 2. Kore ve Japonya'da ilk hayran buluşması. 3. Japonya'da resmi çıkış.

- Hepiniz katılıyor musunuz?
JIN: Bir şey daha. Apandisti yüzünden geçen yıl SUGA bizimle performans sergileyemediğinde. Bu hepimiz için büyük bir endişeydi.
SUGA: İkinci performans sırasındaydı. İlk performans sırasında iyi hissetmiyordum ama sahnede olmam gerektiğini düşündüm bu yüzden bir bakıma hissettiğim acıyı unuttum. Ama ondan sonra, performans sergilemek için çok hastaydım...
RAP MONSTER: Onun yerine koreografımız geçmişti.
SUGA: İnsanlar SUGA neden çok kilolu ya da niye maske takıyor diye soruyorlardı. (Gülüşmeler)

- İyileştiğinde nasıl hissettiniz?
SUGA: İlk operasyon iyi gitmediği için bir ay boyunca uzakta durmak zorundaydım. Ama hepsi beni ziyarete geldiler.
JIN: Geri geldiğinde hastalığı konusunda çok soğukkanlıydı. Tamamen iyiyim der gibiydi.
JUNGKOOK: Bir ay ara verdiği için dans etmede biraz paslanmıştı. (Gülüşmeler)
SUGA: O, o zaman tamamen iyileşmediğim ve hala tamamen kendimde olmadığım içindi. (Gülüşmeler)



 

- Şu aralar hiç izin gününüz yok, ama boş zamanınız olsaydı ne yapmak isterdiniz?
HERKES: Vaay (Herkes heyecanlı)
RAP MONSTER: Kendi başıma Harajuku'ya gidip sadece alışveriş yapıp eve geri dönmek istiyorum. (Gülüşmeler)
J-HOPE: Uyumak... (Gülüşmeler)
SUGA: Ailemle Japonya'da gezmek istiyorum.
V: Ailemle takılmak istiyorum.
(SUGA ve V benzer fikirlerde oldukları için beşlik çakıyorlar)
SUGA: Beraber Japonya'da! (Gülüşmeler)
JIMIN: Uyumak istiyorum.
JIN: Yeni yayınlanmış oyunları oynamak istiyorum.
RAP MONSTER: Hadi beraber Japonya'ya gidelim ve alışveriş yapalım. Sen Akihabara'ya git ben de Harajuku'ya gideyim. (Gülüşmeler)
JUNG KOOK: Ailemle güzel bir yere gitmek istiyorum. Ve video oyunları oynamak. Çok fazla!
(J-HOPE ve JIMIN de uyumak istedikleri için beşlik çakıyorlar)


          Hayranlara mesaj... "Hepsi sizin sayenizde!"






- Gelecek hedefleriniz neler?
RAP MONSTER: Japonya'da da Çaylak Ödülü almak istiyoruz. Hala gidecek çok yolumuz var. Ve bu aşamada bizlerin müzik ve performanslarını daha çok insana göstermek istiyoruz.

- Hayranlarınıza son sözleriniz?
JUNG KOOK: Gerçekten teşekkür etmek...
JIMIN: TÜM HAYRANLARA TEŞEKKÜRLER!
JUNGKOOK: Hayır, demek istediğim... Tüm hayranlara teşekkür etmek istiyorum ve hayranlarımıza mükemmel sahneler için gerçekten çok çalıştığımızı haber vermek istiyorum.
SUGA: Hadi onlara bir kez daha teşekkür edelim! (Gülüşmeler)
RAP MONSTER: Jimin yapsın!
JIMIN: (Şaşırtıcı bir şekilde) Im... bir kaygımız da, performanslarımız kendini tekrar ediyor gibi gelebileceği için hayranlarımız açısından sıkıcı olabilir, özellikle de Japonya'da çok fazla programımız olması yüzünden. Demek istiyorum ki, hayranlarımız bizi performans sergilerken her gördüklerinde farklı hissetmeleri için gerçekten sıkı çalışacağız.
RAP MONSTER: Son olarak, (Gülüşmeler) özellikle Japon hayranlarımız olmak üzere hayranlarımıza resmi Japonya çıkışımıza olan sevgi ve destekleri için teşekkür etmek istiyorum ve göstermek için çok şeyimiz olduğu için lütfen gelişmemizi izleyin!
J-HOPE: Sizin sayenizde buradayız millet!


(N: Bu röportaj sırasıyla Korece-İngilizce'ye çevrilerek sonunda Türkçe'ye çevrildi. Orijinali Japonca yapılan bu röportajın ilk haliyle birebir tamamen doğru olmayabilir fakat en uygun halinin bu olduğunu düşünüyoruz. Maalesef ki bulabildiğimiz tek çeviri buydu. Japonca biliyorsanız ve herhangi bir hata gördüyseniz bizimle iletişime geçebilirsiniz. Teşekkürler.)


Eng Trans: bonnieple

Türkçe Çeviri: Chephia

Düzenleme: Zimbiyan

Çevirileri kaynak belirtmeden kullanmayınız! 

Devamını Oku

9 Ekim 2015 Cuma

[ŞUBAT 2015] COOL Dergisi BTS Röportajı




Part 1: Biz hip hopçıyız!


Cool: İş sahnede durmaya geldiğinde en zor şey ne? Bu şeyin nasıl üstesinden gelebiliyorsunuz?

Suga: Herkes sahneye karşı samimi bir tavır sergiliyor bu yüzden bu iş oldukça stresli olabiliyor. Ama üyeler birlikte olduğu için fazla sıkıntı olmuyor. 


Rap Monster: İlk çıkış yaptığımızda, heyecanımız gerginliğimizden büyüktü aslında. Sonra yavaş yavaş tecrübe kazandık, düşüncelerimiz çoğaldı ve hep daha iyisini yapmak istedik.  Bu konuda yapabileceğimiz tek şey daha fazla pratik yapmak. İçiniz rahat olsun çocuklar iyi bir iş çıkarıyorlar.

Cool: Bu zamana kadar yayınladığınız şarkılar içerisinde en zoruydu hangisiydi?

Rap Monster: Her türlü Danger'dı. (üyelere bakıyor)


Suga: Gerçekten şarkının kendisi ya da dansı olsun, bizim için en zor işti.


J-Hope: Her zaman canlı söylesek de bu şarkı bize her seferinde "Dikkatli olmazsak, kötü bir şey olacak" stresi yaşatıyor. 


Jin: Bu şarkıyı gerçekten seviyoruz bu yüzden her sahneye çıkışımızda hepimiz buna değer verdiğimizi aklımızda tutuyoruz, bu bilinçle daha sıkı çalışıyoruz. 


J-Hope: Vay, böyle diyince kulağa havalı geliyor. (herkes Jin'i alkışlıyor)


Cool: Çin'de oldukça popülersiniz. Bu gelişinizde en belirgin değişiklik neydi? 

J-Hope: Konusu açılmışken,
 buraya ilk geldiğimde şoka girmiştim aslında. 

V: Vay! Ne çok insan!

Rap Monster: Daha önce böyle bir promosyon yapmamıştık ama Çin'e geldiğimizde bizi bilen birçok insan ve bizi karşılayan birçok hayran gördük. Aşırı derecede etkilenmiştik. Ardından yaptığımız imza günlerinden ve ödül etkinliklerinden sonra bu Çin'e 4. gelişimiz.  Destekçilerimizin gittikçe arttığını görüyoruz ve mutlu hissediyoruz.


Suga: Aynı zamanda birazcık telaşlandırıcı bu. Çin'de konser vermek üzereyiz bu yüzden odaklanmalı ve daha sıkı çalışmalıyız ki bizi seven hayranlarımız mutlu olsunlar
.

Cool: Duymayı arzuladığınız bir övgü var mı?

Suga: Elbette ki "Gerçekten iyi söylüyorlar!" ve buna benzer övgüler. Böyle şeyler duyduğunuzda çok güçlenmiş hissediyorsunuz. 


V: (Ellerini kaldırıyor) Doğru, doğru. Noona, sen bu konuda ne düşünüyorsun? 


Cool: Çok iyisiniz. (Baş parmağını kaldırıyor  ve üyeler coşuyor)

Rap Monster: Teşekkürler, çok çalışacağız.


Cool: Birçok noona hayranınız var. Her zaman çok sevimli olduğunuzu söylüyorlar. "Sevimli" (meng) dışında kendinizi daha çok hangi sıfatla tanımlıyorsunuz?

Rap Monster: (Gururla) Seksi
(Nedense herkes J-Hope'a dönüyor)


J-Hope: (Çince) Yakışıklı!


Cool: Hey… Yeri gelmişken, promosyonlar için Çin'e geldiğinize göre, sizlerden öğrendiğiniz kadarıyla Çince duyalım.

Rap Monster: Güveç.


Jungkook: Kızarmış ördek.


Jin: (Tane tane) Çok çalıştın.


J-Hope: Teşekkürler.

Suga: Güveç.


Jimin: 
么么 [Ç/N: Diğer insanları gerçekten sevdiğiniz hissini ifade etmek için kullanılır.)

V: Sevimli!


Part 2 Red Bullet


Cool: Hangi Çinli şarkıcının şarkılarını en iyi söyleyebiliyorsunuz?

Rap Monster: Konu Çince şarkılarsa, maknae bunda en iyisi.


Cool: Basın konferansında Leehom Wang'ın "Sun and Moon in My Heart (Kalbimdeki Güneş ve Ay)"ını söylememiş miydi?

Jungkook: (Utanıyor) Sevdiğim için biraz çalışmıştım sadece. Çok iyi söyleyebildiğimi söyleyemem.


Suga: Herkes farklı (Çince) şarkıları seviyor.
(Jay Chou, JJ Lin, Super Junior-M gibi cevaplar veriyorlar)


Cool: Programınız çok dolu. Şu anda en çok ne yapmak istiyorsunuz?
(Kısa bir sessizlik)


V: Uyumak! (bağırıyor)


Rap Monster: Havai.

Jungkook: Şangay.


Jin: Şangay.


J-Hope: Havai.


Suga: Zhangjiajie. Küçükken gitmiştim ama tekrar gitmek istiyorum.


Jimin: Şangay?


V: Çin! Seddi!


Cool: Stres atmak için ipuçları?

Jimin: Kesinlikle uyumak. (Ç/N: Katılmadan edemedim *-*)


Cool: En çok değer verdiğiniz şey nedir?

J-Hope: Herkesin katılacağı bir şey söyleyeceğim, para.


Cool: ….. Alkış (Yavaş yavaş herkes alkışlamaya başlıyor)

Cool: Grubun gelişimi için ne gibi umutlarınız var?

Suga: Bu soruya lider cevap vermeli?


Rap Monster: Çocuklar şimdiye kadar çok iyi bir iş çıkardılar. İzin verin kendimi gelecek için kaygılanmaktan koruyayım ve birlikte ileriye gidelim!


Hepsi: Evet!!


Cool: Gelecekteki Çin aktiviteleriniz için herhangi özel bir beklentiniz var mı?

Rap Monster: Şu anda şirketimiz ve Çin'deki şirket birlikte çalışıyorlar. Turnemizdeki Çin konseri yaklaşıyor. Ayrıca aktif promosyonlar sırasında daha çok Çinli hayranın bizi, BTS'i, sevmesini umuyoruz. Daha fazla insanın da BTS'i tanımasını umut ediyoruz. BTS'in çekiciliğinin daha fazla insanı etkilemesini sağlamak için çok çalışacağız. Her Çin etkinliğinde pozitif bir şekilde çalışacağız. Çinli ARMYler, lütfen, dört gözle bizi bekleyin!



Part 3 Sağlamlığın Kalitesi 


Cool: Jin utangaçlığıyla biliniyor. Bugün yaptığın şeyi nasıl yaptın?

Jin: Ah… ah? Utangaç.…


Cool: Stajer döneminden dans hocan, Bayan Lee Kyang Jin ile konuştum. 

Jin: Demek öyle... İçimde dansa etmeye karşı bir arzu var ve "ne kadar ileri gidebilirim" görmek istiyorum.… Yani değiştikten sonra dans etmeye daha uygunum.


Cool: Bir zamanlar Mokpo'nun en iyi dansçısıydın, J-Hope; şimdi de seçkin bir rapçisin. Sıradan insanların hayal bile edemeyeceği bu şey için nasıl bir çaba sarf ettin?

J-Hope: Sizin de bildiğiniz bir şey... O zamanlar şirket değişmem gerektiğini düşünüyordu... Kendim de aynı şeyi düşündüm ve pratik yapmaktan başka bir yol yoktu. Şimdi baktığımda, iyi ki de böyle devam etmişim  ki şu anda buradayım.


Cool: Suga, geçen sene yıl sonunda Çin'de yaptığınız ilk gösterinize katılamamıştı. Bu yılki konserde bunu telafi edecek misin?

Suga: İlk buluşmamızda hayranlarla buluşamamam gerçekten ayıp oldu. Bundan sonra Çin performanslarını kaçırmamayı ve pişmanlık duymamayı diliyorum. On kat daha fazla çaba sarf edeceğim böylece beni bekleyen ARMYler mutlu olacaklar.


Cool: Çin'de sana "oppa" diyen senden büyük birçok hayranın var, Jimin. Bu konuda ne söylemek istersin?

Jimin: Hehehe, çok sevimlisiniz.


V: Piu piu! (mermileri ateşler)



Cool: V-gun, dün basın konferansında çılgınca bir dans sergiledin. Neden böyle bir şey yaptın?

V: Noona, bunun özel olduğunu düşünmüyor musun? Benim etkileyici yanım bu!



Part 4


Cool: İki yıl önce, solunuzdaki üye nasıl biriydi?

Rap Monster: Maknaemiz... Böyle yakışıklı değildi ama o zaman da çok zekiydi.


Jungkook: Jin hyung
 konuşmaktan pek hoşlanmıyordu ve gerçekten iyi yemek yapıyordu.

Jin: Solumdaki… iki yıl önce, şimdi olduğu kadar canlı değildi.

J-Hope: Suga… İki yıl önce ağzı bu kadar laf yapmıyordu.


Suga: (Cevabı yapıştırıyor) Sizin yüzünüzden. Ah, Jimin çok da değişmedi. Muhtemelen iki yıl önce birazcık daha nazikti ama her zaman çok iyi kalpliydi. 


Jimin: (Suga'yı sarılıp sevimlilik yapıyor) Taehyung? İki yıl önce? (Yukarı bakıp başını sallıyor) Se... Sevimli?


V: Liderimiz iki yıldan beri hâlâ çok güvenilir.


Rap Monster: Bunu söylerken gülmesen olmaz mı? Çok ciddi bir soruydu!


Cool: En sivri dilliniz kim?

Hepsi: Suga.

Jimin: Herkesle uğraşabilirsiniz ama Suga hyungla olmaz. Size dersinizi
 verir.

Jin: Kritik anlarda, Suga'nın iğnelemesi oldukça yararlı oluyor. Diğer bir deyişle, sorunlar üzerinde fazlasıyla düşünen biri.

Cool: Sadece bir üyeyi yanına alma hakkın var, ıssız bir adaya yanında kimi götürürsün?

Hepsi: Suga.


Rap Monster: Onu Mars'a da gönderseniz, yine de çok iyi yaşayacaktır.


Jimin: Suga hyung’un kendini yönetmede bayağı yetenekli.
 Gerçekten bir ıssız adaya gitse, yaşamak istiyorsam utanmadan hyungu takip ederim.

V ve Jungkook: Aynen. Hyung, beni de al!

Cool: Aegyo (D/N: Sevimlilik yapma) kralı kim?

Hepsi: V.


J-Hope: Sanırım buna hiçbir itirazımız olmayacak, Şunun yüzüne bir bakın.


V: Piu piu! (Mermileri ateşler)


Cool: En iştahlı olanınız kim?

(Hepsi Jin'i gösteriyor)


Cool: Ama o çok zayıf...


Jin: Bu biraz utanç verici ama en çok ben yiyorum aslında.


Jimin: Ve kilo almıyor.


Cool: Çincede "neng zhe duo lao" diye bir deyimimiz var. (En yetenekli olanlara en çok iş verilir.) Jin yemek yapmakta iyi olduğu için, aynı zamanda yemede de...

Jin: Her şeye rağmen, teşekkürler


Cool: En masum (saf kalpli) kim?

(Hepsi Rap Monster'ı gösteriyor)


Suga: Liderimiz çok masum biri ya da umursamaz mı demeliyim?


Cool: Gösteriş yapmayı seveniniz?

(Hepsi V'yi gösteriyor)

J-Hope: İnatçı da diyebilirsiniz.


Cool: En duygusal kişi kim? 

(Hepsi V'yi gösteriyor)


Suga: Gün boyu onun tarafından rahatsız ediliyorum, ama onun sayesinde de sıkılmıyorum.  Sadece çoğu zaman bir baş ağrısı.


J-Hope: Söz dinlemez.


Cool: Genelde ortamı kim neşelendirir?

(Hepsi J-Hope'u gösteriyor)


Cool: Çekimler sırasında fark ettim.

Jimin: Kendi kendimize de çok güzel eğlenebiliyoruz, tamam ama J-Hope hyung'un varlığı hepimizi mutlu ediyor.


Cool: Kendi imajını yönetmek konusunda en katınız kim?

(Hepsi V'yi gösteriyor)


Rap Monster: Nerede olursa olsun her yerde moda. Her gün ne kadar acı çekmek zorundayız bilmiyorum bile!


V: (Masum bakışlar)



COOL: Grupta en çok sözü geçen üyeler ve gösterişe meraklı üyeler kimler?

Rap Monster, Jin ve Suga: (Jungkook'u gösteriyorlar) Kimin mi sözü geçer? Bu küçük veledin.

Jungkook: (şaşkınlık içerisinde, masum bir şekilde etrafa bakıyor) Hı? Ben mi?

J-Hope: Sadece yüz ifadesi bile yetiyor vallahi.

COOL: Lider, lütfen Bang PD'ye ve şirket için bir şeyler söyle.

Rap Monster: BANG PD-nim, BTS'i oluşturduğunuz için teşekkür ederim. Bizim için çok endişelendiniz, bize çok değer verdiniz. Sizi hayal kırıklığına uğratmayacağız ve Çin'de konser vermemize izin verdiğiniz için sahneyi fethedeceğiz. Sizler de bir şey söylemelisiniz.

Jungkook: Çok çalışacağım.

Suga: Sizi hayal kırıklığına uğratmayacağım.

Jimin: Sıkı çalışmanız için teşekkürler. Daha çok çalışacağım.

Jin: Bizim için birçok sıkıntıya katlanıyorsunuz. Daha çok çalışacağım.

J-Hope: Lütfen bizim için endişelenmeyin!


COOL: Maknae, hyunglarına bir şeyler söyleyebilir misin?

Jungkook: (panikliyor) Ha? Ah…. Hyunglarım, elimden geleni yapacağım.

Rap Monster: Seni küçük yumurcak, çoktan yapıyorsun zaten, böyle söyleyerek ne ima ediyorsun?

Jungkook: (daha da panikliyor) Hayır, öyle değil, hyung.

Suga: O halde söyle bize, seni memnun etmeyen ne?

Jin: Yani memnun değilsin?

Jungkook: (ağlamak üzere) Hayır, memnunum... Hyunglarım..



BTS'İN İZLENİMLERİ


RAP MONSTER: 


Alnında parlayan büyük bir "Ben bir hip hopçıyım!" işareti var ve içten çekici bir sunbae*. (D/N: Kıdemli kişiler için kullanılan hitap sözcüğü) Bu, onun Rap Monster olmasından kaynaklanıyor. Bu sayede imajı da gelişti. Utanmaz çekiciliğiyle çok fotojenik.

Konuşmaktan ve insanları azarlamaktan hoşlanmıyor. Basitçe işini yapıyor ve peşinen her şeyi açıklıyor. Gerçekte iş, bazı şeylerden sorumlu olmaya geldiğinde bu tarz insanlar çok güvenilirdir. Grubun lideri olması kesinlikle yaştan dolayı değil. Aslında, o yaşta bile değil ama düşüncelerinde tutarsız ve keskin zekalı, aynı zamanda zihinsel olarak duyarlı ve anlayışlı.

Ayrıca, komik olmayı denemese bile sonunda gruptaki "eğlenceli çocuk" olarak ortaya çıktığını söylemem gerek. Beijing Basın Konferansı'ndan kısa bir süre önce, eski performanslarının videolarını izliyorlardı ve ne zaman liderin kısmı gelse, üyeler tezahürat yapıp gülüyorlardı. Eh, böyle zamanlarda liderleriyle sadece dalga geçiyorlar gibi görünüyor.


J-HOPE:


Tipik özgür ruhlu ve rahat kova burcu adamı. Baştan aşağı yetenekle dolu, ölçülü ve güçlü bir stili var. Hiçbir sebep yokken heyecanlanan tiplerden. Bu yüzden bir espri olduğunda, gerçekten yüksek sesle gülüyor. Ortada gülünecek komik bir şey olmasa bile güler. Soru şu ki, durdurulamayan enerjisini nasıl koruyabiliriz?

En iyi dansçı olarak, danstaki coşkusu hiç sona ermiyor; günlük hayatta bunu görebiliyor olmamızın sebebi bu. Bulaşıcı kahkahasıyla üst vücudu sarsılan, ata biner gibi bir pozisyonda kalça kısmını hareket ettiren J-Hope'u sık sık görüyoruz ve iş Çince öğrenmeye geldiğinde her zaman çok istekli. Öğrendiği Çinceyi kullanarak Çinli çalışanlara iltifat etmek için elinden geleni yapıyor. Aktif biçimde ders çalışıyor. Kesinlikle çalışma isteğine sahip ve etrafta nasıl çalışacağını/eşyalarla nasıl rahat olunacağını bilen biri. Ve basit, sıkıcı atmosferi sevmediğini söylemek yerine, neden bunu farklı kelimelerle ifade etmiyoruz; Hoseok~ah, aslında sen sadece yalnızlıktan korkuyorsun, değil mi?


V


Yakışıklı ve zayıf. Yüzüne baktığınızda, bu kadar uzun olduğunu hayal edemiyorsunuz. Bu sadece etrafta hareket ettiğinde ve oturduğunda tamamen iki farklı yaratılışa sahip olmasıyla alakalı. Ruhunu serbest bıraktığında herkes tarafından sevilen çekici bir çocuk ve özellikle kameraya gülümsediğinde, yenilmez tatlı bir turta gibi.

Bir sonraki saniyede ne yapacağını bilemediğiniz tiplerden. Bu yüzden fotoğraf çekimi ya da röportaj olsun, bir gözümüzü onun üzerinde tutmak zorundaydık. Gürültücü de olsa bir kez V'ye dönüştüğünde, tamamen ciddi ve profesyonel olduğu kanıtlandı.

Ayrıca çok fotojenik, o ince yüz ifadelerini ortaya çıkarmakta çok iyi. Xi hyung ondan gerçekten hoşlandı ve elektronik baterisiyle oynamasına izin bile verdi. V, iltifat aldığında çok mutluydu... Tepkisini görmeliydiniz, o ne de olsa bir çocuk.


SUGA: 

不怒自威 - doğal bir itibar ve güç yansıtan insan’ diye onu tam anlamıyla tanımlayan bir deyimimiz var ama Suga "Agresif göründüğümü mü söylüyorsun?" diye cevap verdi. Gördüğünüz gibi, kuşkusuz o BTS'in sivri dillisi.

Suga kusursuz ama aynı zamanda hazırcevap ve kendine bakmak konusunda iyi. Ayrıca öz disiplin konusunda da iyi. Çocuklar bu yüzden ona hayranlık duyuyorlar. Herkesin yanında bulundurmak istediği üye olmasının sebebi bu. Grupta bir lider ve güçlü bir maknae olsa da, Suga da bir şeylerden sorumlu olması için görevlendirilmiş.

Herkes aşırı derece heyecanlandığında Suga "Yeter" diye mırıldanır ve sonra hepsi sakinleşir, kendileri gibi davranmaya başlarlar. Sanatçı ya da grup öz disiplini olması fark etmez, Suga "herkes için yol gösterme ve örnek ortaya koyma" rolüne sahip. Diğer bir deyişle; o, "bir sunbaenin hareket tarzına sahip" hyung.


JUNGKOOK: 


Baştan sona, her şeyde yetenekli. Maknae olmasına rağmen çocuksu biri değil. Ekran önünde ve arkasında mantıklı ve sessiz. Yeni küpeleri onu daha çekici hale getirmiş. 

Diğer grupların maknaelerinin aksine "hyunglarına bağımlılık" hissi vermiyor. Kendisine verilen görevi en kısa sürede çarpıcı bir biçimde yerine getirebiliyor; ayrıca grubun temposuna da liderlik edebiliyor. Gürültücü çift V ve J-Hope'a bakıldığında Jungkook bir maknae olarak ona en iyi uyan sabit pozisyonu bulmuş.

Ondan herhangi bir aegyo göremezsiniz bile, aegyosunu gösterdiği tek sefer fotoğraf çekimlerinde arka planda kendi sesini duyduğu zamandı. Birden utandı ve kameraya aegyo yaptı, "Noona, bu şarkıyı çalmasan olmaz mı acaba~~~" Ve o an fark ettim ki, ne kadar olgun görünürse görünsün, o hala genç bir 1997'li.


 JIMIN: 

Göz gülümsemesi çok çekici. Dongsaeng takımın bir üyesi olsa da bir hyung gibi sabit bir karakteri var. Mantıklı ama suskun değil, sessiz ama konuşmuyor da değil. Canlı olması beklendiğinde en canlı üye olabilir.

Vücudunu yönetmek konusunda çok katı. Abur cuburun tadı ne kadar iyi olursa olsun, sadece bir ısırık alacaktır. İşte o kadar... Her zaman gülümsüyor, her mutlu anda eğleniyor ve rahat durumlara kendini gerçekten hızlı adapte edebiliyor ama her zaman atmosferi canlandıracak dönüm noktasını buluyor. Bir şeyleri tatlıya bağlamakta iyi, hyungları ona güveniyor. Çalışırken menajere bir gözünün üyelerin temposu üzerinde olması konusunda yardım ediyor, onlara prosedürleri hatırlatıyor ve  bir asistan olarak bile yardımcı oluyor.

Her zaman takımın önünde yürüyor ve ayrılan son kişi oluyor, böylece selamlayan ve minnettarlığını dile getiren ilk ve son kişi oluyor. Konuşmak konusunda girişken (tatlı sözlerde çok iyi), diğerlerinden ipuçları almak konusunda çok iyi. Çok zeki bir insan.


 JIN: 


Bütün grup yakışıklı ama hiçbiri yakışıklı çocuklar olduklarının farkında değiller. Biri idollerin gururunu korumak için var olmak zorunda olsaydı, bu Jin olmalıydı.

Tepeden tırnağa çok yakışıklı biri. Geniş omuzları, küçük beli ve uzun ayakları var, mükemmel bir vücut oranı var. Tam bir görsel. İmajına dikkat ediyor ama bir idol sorumluluğuna sahip olduğunu söylemiyorum, çünkü yemek yemeye geldiğinde mutlulukla büyük ısırıklar alıyor. 

İş bir artist olmaya geldiğinde, bir standardı var. Mesela kameraya gülümserken gülümsemesinin derecesi, mikrofonu tutarken verdiği cevabın oranı, bizim önümüzdeyken kibarlığının seviyesi... Aynı zamanda "ağabey" hissi de veriyor. İşler kontrolden çıktığında, küçük bir konuşma yapmak ve ona bir ders vermek için çocuğun yakasına yapışıyor.






Türkçe Çeviri: Nastia~@BTSTurkey
Düzenleyen: Cimcim ve Heny
Kaynak/Source: yoogamin

Çevirileri, blog linki ile beraber paylaşarak kaynak gösteriniz!
Devamını Oku